09.01.2018, 12:17

Bölgede yeşil ekonomi politikasinin gelişmesinde Azerbaycan Türkiye ilişkileri: turizm ve perspektifler


Doç. Dr.Muhammed Soltanoğlu
23-25 noyabr 2017-ci il tarixində Türkiyənin Kastamonu universitetində məruzəsi

Anahtar kelimeler: küreselleşme, perispektif, ekolojik, ekosistem, bölgesel
Key words: green economy, tourism, ecology, green corridor, region

Özet
XXI asırda yenilikçi gelişme diğer nedenlerle birlikte hemde insanların sağlığının temin edilmesinde çok faydalı olan yeşil ekonomi (green economy) terimine rastlıyoruz. Yeşil ekonomi kelime anlamı olarak toplumsal refahın ve sosyal eşitliğin arttırılması, çevresel risklerin ve ekolojik kıtlıkların ise azaltılması anlamına gelmektedir.
İnsanın fiziksel varlığının esas temin eden doğal ortam, onun korunması herbir ülkenin ekonomik açıdan gelişmesine ve refahına etki gösteren şartlardandır. Öyle ki, havanın, suyun, yeşilliklerin beşeriyetin ekolojik sağlığında nasıl bir önem taşıdığını ifade eden yeşil ekonomi paradigmalar (değerler ağı) - ekosistem ve bizden sonraki nesilleri düşünerek bizimle birlikte tabiatdaki tüm canlıların esas yaşam haklarını muhafaza eden fikirleri kendisinde barındırıyor.
Turizmin gelişmesinde ekolojik faktörlerin göz önünede bulundurulması açısından tabiatın değerinin her geçen yılla kıyaslandığında daha çok bilinmesi, yeni ekonomi yaklaşımlar talep ediyor.
Sempozyuma sunduğumuz makalemizde yeşil ekonomi hangi zorunluktan oluşmuştur? Yeşil ekonomiʼnin turizmin gelişmesine hangi etkileri var? Yeşil ekonominin prensipleri sürekli kalkınmanın temin olunmasında hangi etkileri var ve diğer soruların cevaplarını bulmağa çalışacağız.
Bu araştırmada yeşil ekonominin ekolojik özellikleri, turizmin gelişmesine direk etkisinden bahs edeceğiz. Turizm alanında olan yaratıcı teşebbüsler yeşil ekonomiʼnin prensipleriyle karşılıklı şekilde belirtilecek. Azerbaycanʼın Türkiye ile turizm ve ekonomik ilişkilerinde yeşil ekonomiʼnin uygulanması gibi konular ele alınacak.

ABSTRACT
Azerbaijan-Turkish relations in the development of green economy in the region: tourism and perspectives
XXI century innovative development alongside with other factors brought to life the term “green economy” which plays great role in ensuring human health. Natural environment ensuring human physical existence, its security and protection are the major terms which influence the economic development and prosperity of the country. The green economic paradigms comprising the importance of weather, water and the greenness in ecological health reflects the ideas securing the major life rights thinking the next generations. From the point of view considering ecological factors in the development of tourism the comprehension of value of the nature make necessary new economical approaches. In the article presented for the symposium the answers for “From what necessity was the green economy appeared?”, ”What impacts has the green economy to the development of tourism?”, ”What role do the green economy principles play in durable development?” questions are researched.
The ecological features of green economy,its direct impact to the development of tourism will be analised in this article.The creative initiatives in tourism will be defined in connective matter with the principles of green economy. The application of green economy in Azerbaijan-Turkish tourism and economic relations will be reviewed.

GİRİŞ
Ekonominin modernizasyonu ve yenilikçi gelişmesinde esas amac her bir insanın yaşam koşullarının iyilşetirilmesi ve gelecek nesillerin refah ortamının sağlanmasıdır. Küresel karakter almış çevre sorunlarının çözümünün, özellikle ekonominin "yeşilleştirilmesi" dünya düzeyinde esas tartışma konularından biridir. Günümüzde dünyanın esas ülkerinde çevre ortamının iflas etmesi, kirlenme düzeyinin artması, doğal kaynakların tükenmesi, çevresel ortamın bozulması ve iklim değişikliği gibi durumlarda görülüyor. Biyolojik çeşitliliğin korunması, yakıt ve enerji kompleksinin çevreye olumsuz etkisinin nötralize, denizin kirlenmesinin karışısının alınması, yeşil alanların restorasyonu ve mevcut kaynakların etkin korunmasının önemli konular oldukça günceldir. Bununla ilgili devamlı önlemlerin alınması modern çağın en esas konuları gibi görülüyor. Modern bilimsel araştırmalarda "yeşil ekonomi"yle bağlı farklı yaklaşımlar var. Bu açıdan ilk önce yeşil ekonomi nedir, niçin yeşil ekonomi bir terim olarak ortaya atılmıştır, yoksa kendisinde herhangi bir süreci ifade ediyor mu, insanlık yeşil ekonomisiz mümkün mü, yeşil ekonomi elde olunsa toplum ne kazanabilir, tüm bu sorulara konu kapsamında yanıtlar aranıyor. Makalede yeşil ekonomiye geleneksel yaklaşımlardan farklı olarak yeni bir yaklaşım sergileniyor, yeşil ekonominin gelişmiş ülkelerde uygulama ve sonuçları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde tirizmin gelişimi ve yeşil ekonomik bölgelerin oluşturulması önemli bir faktör olarak gibi araştırılıyor.
1. Yeşil ekonominin mahiyeti ve uluslararası deneyim: karşılaştırmalı analiz
XXI yüzyılda yenilikçi gelişme diğer etkenlerle birlikte, hem de insanların sağlığının sağlanmasında önem arz eden yeşil ekonomi (green economy) terimini oluşturmuştur. İnsanın fiziksel varlığını doğrudan sağlayan doğal ortam, onun muhafazası ve korunması halkın refahına ve ülkenin ekonomik gelişimini etkileyen önemli şartlardandır. Öyle ki, havanın, suyun, yeşilliklerin insanlığın ekolojik sağlığında hangi önem taşıdığını öngören yeni paradigmalar yeşil ekonomide-ekosistem ve bizden sonraki nesilleri düşünerek bizimle birlikte doğadaki tüm canlıların temel yaşam haklarına sahip çıkmaktır. Doğanın değerinin her geçen yıla göre daha çok bilinmesi, sınırlı sayıda doğal kaynakların etkin ve optimum şekilde kullanılması yeni ekonomik bakışların oluşmasına neden oluyor. İşte bu açıdan "yeşil" ekonomi teorisi belirttiğimiz zorunluluğun bir parçası olarak ortaya çıkmıştır.
Tesadüf değildir ki, günümüzde yeşil ekonomi kavramının güncelliği her gün daha çok hissedilir ve bu düşüncenin temel amacı sosyoekonomik gelişmelerle çevresel gelişmenin karşılıklı bağlılığı için ortam ve mekanizmaların oluşturulması, çevresel ortamda yaşanan sorunların sosyo-ekonomik gelişmeyle birlikte bakılmasını sağlamaktır.
Birleşik Milletler (BM) Çevre Programı'nın (UNEP) bölgesel direktörü Juan Dusik yazıyor ki, " insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi için 'yeşil ekonomi' dayanıklı gelişmeye dayanmalıdır. Herkes anlamalıdır ki, "yeşil ekonomi" nin geliştirilmesi kanunların talebi yok, modern zamanın esas kanunu ve taleplerinden biridir. "Bu çalışmalara tüm dünyada 2008 yılından başlatıldı". Yeşil ekonomi" ni geliştirmekle onun önemli ilerleyişine ulaşılabilir" .
Peki o zaman "yeşil ekonomi" terim olarak uydurulmuştur yoksa herhangi bir süreci ifade ediyor? Bu soruya cevap vermeden önce çeşitli uluslararası teşkilatlarda ve bilimsel yaklaşımlarda yeşil ekonomiye olan çeşitli bakışları karşılaştırmakla belirli sonuçları almak mümkündür.
Örneğin, "UNEP, OECD ve diğer uluslararası kuruluşlar yeşil ekonomi" ni çevre güvenliği sağlayan mal ve hizmetlerin üretim ve tüketimini, ayrıca yeşil ekonomiye yatırılan yatırımları öngören bir kavram (teori) olarak tanımlıyorlar. Bu bakışta çevresel sürdürülebilirlik belirlenirken ekonomik gelişme, gelir artışı, istihdam ve yoksulluğun azaltılması öngörülüyor” .
Yukarıda belirttiğiyimiz teşkilatların bakışlarından belli oluyor ki, yeşil ekonomi teorisinin ne anlam taşıdığını net olarak belirleyen ve herkes tarafından kabül edilen tanımı yoktur. Yeşil ekonomiye kavramsal yaklaştıkta o yeni ekonomk teori olarak da ifade edilebilir veya modern şartlarda insan ve doğa ilişkilerinden oluşan klasik ekonominin eki gibi de tanımlanabilir. Bununla ilgili olarak bugün tüm dünya ülkelerinde yani yeşil ekonomiye, onun gelişimini sağlamak açısından çeşitli yollar aranıyor, ekonomik deneyim denemeler yapmaya çalışıyorlar. Ekonominin "yeşilleştirilmesi" ve çevresel sorunların çözümü dünya çapında küresel karakter almış, şu anda bilim camiasının, uluslararası kuruluşların temel tartışma konularından biri haline gelmiştir. Örneğin, BM'nin 2012 yılında Brezilya'da yapılan dayanıklı gelişme üzere konferansında (Rio+20) "dayanıklı gelişimin ve yoksulluğun giderilmesi bağlamında" yeşil "ekonomi" konusu iki temel meseleden biri olmuştur". Bu konferansta BM Çevre Programı, Dünya Bankası (World Bank) ve diğer çok taraflı kalkınma bankaları, Doğanın korunması için Uluslararası Birlik (The World Conservation Union), Doğa Dünya Vakfı (World Wide Fund for Nature), Uluslararası Yeşil Dünya (Greenpeace International) gibi çeşitli uluslararası kuruluşların "yeşil" ekonomiyle ilgili faaliyet gösterdiklerini nəzərə çatdırıb.
Bu bakımdan "Avrupa Birliği ise yeşil ekonominin sürekli üretim-tüketim, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı ile yeni iş imkanlarının yaratılması ve insan refahının genişletilmesiyle ilgili olduğunu belirliyor" .
Genelde Avrupa Birliğine dahil olmayan ayrı ayrı ülkeler de kendilerinin özel koşulları kapsamında farklı tanımlar ortaya koyuyorlar. Ancak farklı yaklaşımlar olmasına rağmen "2012 yılında Birleşmiş Milletler Təşkilatımn (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Konferansındaki (Rio+20) konuşmalardan sonra hükümetler karara aldılar ki, yeşil ekonomi sürekli gelişme üçiin çok önemli bir araçtır. Rio+20 beyannamesi haberleşme ve potansiyel olanaklarının gerçeğe dönüştürülmesiyle yeşil ekonomik politikanın uygulanmasını da belirtti" .
Günümüzde yeşil ekonominin uluslararası kurumlar tarafından yukarıda belirtilen düzeyde anlaşılması ve ona uygun gerekli adımların atılması bu meseleye bakışta genel kriterleri gerekli kılıyor. Farklı toplumlar ve yeşil ekonomi arasındaki ilişkiler, küresel, bölgesel veya lokal özellikleri içeren amaçlar hiyerarşisi açısından da bakılabilir.
"Ekonomi'nin "yeşilleştilmesi" sürekli gelişmeyi sağlayan önemli bir faktördür" başlıklı konferansta "yeşil" geliştirme veya "yeşil" ekonomi denildiğinde, BM Çevre Programı'nın (United Nations Environment Programme - UNEP) sunumlarında "yeşil" ekonomi insanların refahını yükselten ve sosyal adaleti sağlayan, aynı zamanda çevre için riskleri kesin azaltan ekonomi gibi tanındığı belirtilmiştir .
Uluslararası kurumların ve akademisyenlerin çeşitli yaklaşımlarından aldığımız genel değerlendirmelerden anlaşılıyor ki, yeşil ekonomi çevresel ve sosyal gelişmenin sütunlarının temeli olan sürekli ekonomik gelişmeye dayalı, uluslararası kurumlar tarafından çevresel güvenliği sağlayan mal ve hizmetlerin üretim ve tüketimi, aynı zamanda "yeşil" gelişmeye yatırılan yatırımlar öngörülüyor. Yeşil ekonominin gelişmesi insan, onun entelektüeli, kültürünü kısacası onun çevresel sağlığını beyan ediyor.
İşte bu açıdan "yeşil" ekonomi kavramının içeriğini, onun hangi süreci ifade ettiğine dikkat edince geldiğimiz uygun sonuç şudur: "Yeşil" ekonomi - mevcut olan doğal kaynaklardan ekonomik kullanımı öngören ve modern bilgilere dayanarak sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik ekonomik paradigmadır.
Yukarıda verdiğimiz tanımın içeriğinden ve farklı yaklaşımlardan da anlaşılıyor ki, biyolojik çeşitliliğin korunması, doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği, yakıt ve enerji kompleksinin çevreye olumsuz etkisinin nötralize, yeşil alanların restorasyonu ve mevcut kaynakların verimli kullanımı gibi önemli meseleler yeşil ekonominin temel paradigması gibi değerlendirilebilir. Yeşil ekonominin gelişiminde genellikle bu kavramın temelinde yaşadığımız dünyanın ekonomik ve sosyal refahı duruyor.
BM Çevre Programı'nın bölgesel direktörü Juan Dusik Bakü'de düzenlenen uluslararası konferansta, "UNEP 'yeşil ekonomi' üzere 2008 yılından itibaren programlar gerçekleştiriyor. Dünyada finansal krizlerin olduğu bir zamanda biz ekonominin yeşilleştirilmesi alanında küresel düzeyde çalışmalar belirledik. Ama bunun yanı sıra, ulusal düzeyde de programlar düzenlemek azmindeyiz. Şu anki program Azerbaycan üzere "yeşil ekonomi" nin teknik-ekonomik durumunun ilk değerlendirilmesine ayrılmıştır.
"Yeşil ekonomi" nin uygulanması için gerekli olan şartlar hakkında konuşan BM temsilcisi belirtmiştir ki, "yeşil ekonomi" insanların yaşam seviyesini, onun kalitesini artırmak için bir araçtır. Bu hem de ekonomik büyüme dayanıklı gelişmeyle uzlaştırmak için çok iyi fırsat ve şanstır. Biz "yeşil ekonomi" nin geliştirilmesi yoluyla Azerbaycan'ın bu alanda bölgede lider devlete dönüşmesine yardımcı olmak istiyoruz. Çalışıyoruz ki, bu, uzun vadeli bir kavram olarak Azerbaycan'da teşekkül bulsun ve çevresel sorunlarla boğuşan diğer devletler de sizin ülkenizi örnek alsınlar ve faydalansınlar. Bu, hem de Azerbaycan'ın UNEP programlarında liderliği açısından iyi bir fırsattır" .
Yeşil ekonomik parardigma niteliksel yeni bir yaklaşım olup kendisinde aşağıdaki 3 temel sorunun çözümünü birleştiryor:
a. Ekonominin sürekli ölçeği yaşam teminatının çevre sistemine uygun olmalıdır.
b. Kaynakların ve olanakların sadece şimdiki nesil için değil, aynı zamanda gelecek nesiller, aynı zamanda insanla diğer biyolojik türler arasın adil dağılımı (distribution) yapılmalıdır.
c. Doğal sermayesi yeterli olarak dikkate alan kaynakların zamanda etkin dağılımı (allocation) geçirilmelidir.
Yukarıda belirtilen sorunun mantığından alınan sonuç şudur ki, insanlığın, dolayısıyla çeşitli toplumların sağlıklı yaşamasını nitelendiren en önemli husus temiz çevresel ortama sahip olmak ve çevre açısından her türlü hizmetlerin üretimini oluşturan sağlam ekosistemlerin varlığını korumaktır. Çünkü yeşil ekonomiye ulaşmak için ülkelerde modern ve bilimsel esaslara dayalı teknolojilere ihtiyaç vardır, özellikle, bu ihtiyaç yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı sırasında daha belirgin şekilde öne çıkıyor. Bu açıdan yeşil ekonomiyle ilgili bilimsel araştırmalara daha fazla destek olmalıdır ki, sonuçta teknoloji transferi daha hızlı yürütülsün. Öyle ki, yeşil ekonominin teşvik için programlar gerçekleştirilen zaman dış ortamın etkilerini dikkate almak gerekir. Yeşil ekonominin teşviki ülkelerde farklı şekillerde gerçekleştiriliyor. Örneğin, "Yeni Zelanda'da yeşil ekonominin teşviki yanlız çevreyi korumak değil, daha çok sürekli gelişmenin sağlanması için veriliyor ve bu yönde reformlar devam ediyor" .
Modern çevresel durum yeni iklim koşulları, Azerbaycan'ı "yeşil ekonomi" politikasında uzun vadede belli çağırışlarla yüz yüze koyuyor. "Azerbaycan 2020: Geleceğe Bakış", "Kalkınma Konsepti 2014-2020 yılları için Ulusal Strateji" nin de temel hedeflerinden biri işte çevresel açıdan dayanıklı sosyo-ekonomik gelişmeyi sağlamaktır. İşte bu açıdan Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 2010 yılını "Çevre yılı" ilan edilen kararı bu dönemden ülkede çevre politikasının "yeşil" ekonomi ilkelerine göre tespit edilmiştir. İşte bu açıdan yeşil ekonomi sadece makro ekonomik göstergelerinin düzeyine göre değil, insanla doğa, daha açık ifadesiyle ekosistemlerle sosyal - ekonomik olayları bir birine bağlayan bir köprüdür. Yeşil ekonomi hem de ülkeleri, halkları birbirine yaklaştırarak uluslararası ilişkileri güçlendiriyor, ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesine katkı sağlıyor.
"Yeşil" artışa yönelik ekonomik teşvik paketlerinin hacmine ve faydalılığına göre Asya ülkelerinden Güney Kore ve Çin daha öndedir. Öyle ki, Çin'de "yeşil" sektörlerin gelişmesi için kampanya paketi ÜDM'nın (Genel İç Ürün- Gross Domestic Product) toplam 3 % -nü oluşturuyor ve bu miktar 2020 yılına kadar 1,8 milyon yeni iş yerlerinin açılmasına yönlendiriliyor. Çin 2020 yılına kadar GSYİH'nın 3 % -nü yüksek hızlı tren, rüzgar ve güneş enerjisi gibi verimli aydınlatma sisteminin gelişmesine sarf etmeyi kararı almış. Karşılaştırma için belirtelim ki, "ABD'nin "yeşil" kampanya için harcamaları ÜDM'nın (Genel İç Ürün- Gross Domestic Product) 0,7 % -ni, AB'nin maliyeti ise ÜDM'nın (Genel İç Ürün- Gross Domestic Product) 0,2% -ni oluşturuyor" .
Burada önemli olan ABD, Kore veya Çin yeşil ekonomiye devlet ilişkisini gözönünde bulundurmak değil, esas odak eski Sovyet mekanında yeşil ekonominin gelişmesine destek veren ilk devlet olarak Azerbaycan'ın prespektivlərini isimlerini belirttiğimiz devletlerle mukayese etmektir. Örneğin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı yanında Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (SAM) organizasyonuyla "yeşil ekonomi" konulu etkinliğe UNEP'in bölgesel direktörü Juan Dusik konuşma yaparak yeşil ekonominin öneminden bahsetmiş ve belirtmiştir ki, "Azerbaycan bölgede lider devlet gibi "yeşil ekonomi" in gelişmesinde önemli rol oynayacak" .
Küresel dünya ekonomisinin bir parçası olan Azerbaycan ekonomisi postsenaye ekonomisinin "yeşilleştirilmesi" mekanizmalarından faydalanmakla ve modern teknolojilerden en verimli şekilde kullanılarak, petrol dışı sektörün gelişiminin "yeşilleştirilmesi" ne ulaşmalıdır ki, bu da sonuç itibari ile ekonominin bütünlüğüne ve onun gelişmesine yol açacak.
Örneğin, "Ekonominin "yeşilleştirilmesi" sürekli gelişmeyi sağlayan önemli bir faktördür" adlı konferansta "Avrupa ülkelerinin "yeşil" ekonomiye geçişi bu alanın gelişmesi için çevresel vergi reformları, yoğun kirlendirmeye göre ceza, çevresel projelerin ödüllendirilmesi için "yeşil" teşvikler, hibe ve krediler, doğrudan kamu harcamaları ve dolaylı destek gibi çeşitli mekanizmalardan kullanıdığı belirtilmiştir. "Yeşil" ekonominin gelişmesi için İngiltere'de FİT (Feed-in-Tarrifs) adlı indirimli tarifeden, Almanya'da ekolojik vergi (Eco Tax) reform kullanıldığını, İsveç'in vergi indirimleri ve otomobil sigortası indirimleri şeklinde devlet teşviklerine göre dünya lideridir" .
2. Azerbaycan Türkiye ilişkilerinde yeşil ekonominin önemi
Küreselleşen dünyada artan enerji talebinin karşılanması açısından Azerbaycan'ın zengin hidrokarbon rezervleri ile ilgili olarak öne çıkması, aynı zamanda stratejik ulaşım hatlarının kesiştiği noktanın bu bölgede yerleşmesi Türkiye ile işbirliğinde yeşil ekonominin gelişmesine yeni yönler veriyor. Türkiye Azerbaycan işbirliğinde yeşil ekonomik bölgeler yaratmak mümkün mü? Yeşil ekonominin uygulanması turizmin gelişmesinde hangi etkileri var? Bu soruları cevaplandırmadan önce belirtilmelidir ki, stratejik konumu, enerji kaynakları, dinamik gelişimiyle dikkat çeken Azerbaycan güney Kafkasya'yı dünya siyasetinde ilgi uyandıran bölgelerden birine dönüştürmüştür. Fakat üzülerek belirtilmelidir ki, Azerbaycan topraklarının % 20'si Ermenistan tarafından işgal edilmesi bölgenin bir bölümünün, yeşil koridor politikası dışında kalması ile sonuçlanmıştır. Yukarı Karabağ sorununun ilk günlerinden Türkiye devleti daima Azerbaycan'ın haklı taleplerini her zaman savunup, sürekli olarak Ermenistan'ın işgal ettiği tarihi Azerbaycan topraklarından derhal ve koşulsuz çıkması talebi ile hareket ederek, bölgede ekolojik krizin giderilmesine çalışmıştır.
TANAP'ın (Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) hızla inşası Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye'yi tüm Avrasya ile birleştirmekle beraber, bölgede yeşil ekonomiye olumlu etki yapan bu tarihi olay Azerbaycan-Türkiye stratejik ortaklğın yeni ve dinamik gelişme aşaması olarak değerlendirilebilir. TANAP ve TAP Azerbaycan için nadir ve değerli projelerdir ve bu sadece iki kardeş devletin değil, hem de büyük bir bölgenin yeşil ekonomisinde önemli role sahiptir. Yeşil ekonominin gelişmesi diğer etkenlerle birlikte, hem de insanların sağlığının sağlanmasında önem arz eden çevre koruma ve korunmasına hizmet etmelidir. İnsanı çevreleyen ortamın korunması ve iyileştirilmesi halkın refahına ve ekoturizm gelişimini etkileyen önemli şartlardandır. İşte bu açıdan Türkiye ve Azerbaycanın tekrarsız doğal ortamı yeşil ekonomik bölgelerin oluşturulmasında geniş olanaklar sunuyor. Her iki devlet arasında tarihi ve etnik köklerin birliğine bağlı olan doğal yakınlaşma, genel çıkarlar etrafında çabaların birleştirilmesi modern küreselleşen dünyada mevcut ve potansiyel çağırışların giderilmesine ve geleceğin sağlam temeller üzerinde kurulmasına olanklar yaratmış. Aynı zamanda, yeni dünya düzeninde karşılıklı ilişkilerde faydalılığın temel kriter olarak kabul edilmesi, her iki devletin siyasi faaliyetlerinin ulaşmak istediği temel amaçlardan biridir. İşte bu bakımdan ülkelerimiz arasında tüm alanlarda ilişkilerin dinamik şekilde gelişmesinin göstergesi olan küresel ekonomik projeler Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol, TAP, TANAP, Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hatları, Kuzey ve Güney koridoru, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projeleri bölgede barışın ve güvenliğin sağlanmasına katkı vermekle beraber, hem de yeşil ekonominin ve turizmin gelişmesinde büyük öneme sahiptir.
Örneğin, "2017 yılında tamamlanması planlanan hattın hizmete verilmesinden sonra 2018 yılında 1,2 milyon yolcu ve 3,5 milyon ton yük taşınacak. 2034 yılında ise demiryolu hattının üzerinde 7,8 milyon yolcu ve 21,5 milyon ton yük taşınması tahmin ediliyor. Bakü-Tiflis-Kars hattı inşaatı devam eden hızlı tren projeleri ile sadece Türkiye değil, Gürcüstan ve Azerbaycan da Asya-Avrupa koridorunun en uygun ve güvenilir seçeneği haline gelecek".
İşte bu açıdan turizm alanında işbirliğinin yeni biçimlerinin arayışı, bölgesel faktörlerin turizm imkanlarının artırılmasına katılımı, yeşil ekonominin gelişmesi açısından turizm perspektiflerinin dikkate alınması gibi konular bugün oldukça günceldir.
Bu yıl hizmete verilmesi öngörülen Bakü-Tiflis-Kars demiryolu artık çoğu uluslararası görüşmelerin tartışma konusu haline geldi. Son olarak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 2017 yılı Şubatın 23'de Avrupa Komisyonu'nun enerji birliği üzere Başkanı Maroş Şevçoviç'le görüşmesinde bu konu gündeme geldi. Tarafların görüşünde Azerbaycan ile Avrupa Komisyonu arasında enerji meseleleri ile birlikte, ulaşım koridorları dahil olmak üzere Bakü-Tiflis-Kars demir yolundan kullanım alanında işbirliği olanakları ele alındı. Yeni Asya-Avrupa ulaşım koridorundan kullanım imkanlarından konuşan Maroş Şevçoviç "Avrupa şirketlerinin bu projeye dahil edilmesinin ve bu konuda Avrupa Komisyonu mümkün desteği" nin öneminden bahsetmiştir .
"Yeşil" ekonominin oluşumu hem çevrenin korunması, hem de var olan doğal kaynaklara ve çağdaş bilgiye dayalı sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında önemli bir şarttır. Uzmanlar fikirlerine göre, ülkeye turistlerin katılımı için, yeşil ekonomik bölgelerin oluşturulması en etkili yollardan biridir. İşte bu açıdan Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini her yönden geliştirerek yeşil ekonomik bölgelerin oluşturulmasını sağlamak sadece ekonomik açıdan değil, hem de siyasi açıdan bölge için oldukça önemlidir.
"Çünkü bugün dünyada yaşanan gelişmeler ve güvenlik açısından turizmin gelişmesi kaçınılmazdır ve bu ülkeleri kültürel-ekonomik açıdan birbirine çok yaklaştırır. Turizm hem de ülkeleri, halkları birbirine yaklaştırarak uluslararası ilişkileri güçlendiriyor, ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesine katkı veriyor. Bu, turizmin temel şartlarındandır. Bir kural olarak başka ülkenin misafiri olmaya hazırlanan istenilen turist gittiği ülkenin güvenli, özgür ülke olmasını istiyor. Bu bakımdan bölgenin güvenli, özgür, ekonomik olarak birbirine bağlı olması yeterli esaslı nedenlerdendir".
Turizmin gelişmesi hem de bölgelerin sosyo ekonomik açıdan kısa bir sürede dirçelmesi demektir.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu şöyle değerlendiriyor: "Türkiye-Azerbaycan ilişkileri şimdi en yüksek seviyededir. Bu ilişkiler dostluk, kardeşlik ilkelerine göre stratejik karakter taşıyor. Bizi birleştiren hem tarihi kökler, hem kültürel ilişkiler, bizim geçmişimiz ve bugünkü siyasi çıkarlarımızdır" .
Azerbaycan'da mevcut durum Azerbaycan'da yeşil siyaset bağlamı Azerbaycan'ın çevre politikası eski Sovyetler Birliği döneminden başlayarak yıllar içinde gelişti ve bağımsızlık yıllarında daha çok milli özelliklere odaklanmış durumda olup. Rio ve Johannesburg Yer Zirve toplantılarının kararlarına uygun olarak Azerbaycan yerel politika ve mevzuatın zorunlu iyileştirilmesini gerçekleştiriyor. Bunların arasında çeşitli devlet programlarının ve yasaların kabul edilmesi, daha iyi yönetim, milli park ağlarının genişletilmesi, insanların su ile teminatının daha da mükemmelleşmesi ve çevre kirlenmesine karşı faaliyetler var. Ulusal çevre politikasını beyan eden özel belge olmasa da, ulusal kalkınma politikaları üzere bir takım belgeler devletin konumunu vurgulamaktadır.
"Yeşil hafta" projesi kapsamında Çevre ve Sağlığın Avrupa Bakanlar Konseyi'nin üçüncü toplantısının nihai kararında; "Azerbaycan Doğu Avrupa'da "yeşil ekonomi" in araştırılmasını üstlenen ve bu işi sona erdiren ilk ülke" olması belitrilmiştir.
SONUÇ
Bugün Türkiye ve Azerbaycan'da yeşil ekonominin gelişmesi için çok geniş imkanlar var. Bu açıdan yeşil ekonomik bölgelerin uygulaması turizmin gelişmesine engel olan birçok sorunları giderecektir. Yeşil ekonominin gelişmesi her ülkede ekolojik temiz ürün üretimini teşvik etmekle birlikte hem de turizm sektöründe yeni trendler açıyor. Azerbaycan'da ekolojik temiz ürün üretimini güçlendire bilsek bu, turistlerin bölgeye ilgisini, aynı zamanda bölgelerin gelişimini güçlendirecektir. Azerbaycan ile Türkiye arasında dostluk ve stratejik işbirliği bölgede yeşil koridorun gelişimini kaliteli etkileyerek genel olarak Güney Kafkasya'nın kültürel bütünleşmesine olumlu etkisini gösterecektir.
kaynakça
1. Azərbaycan qəzeti (2012) Bakıda “Yaşıl iqtisadiyyat” mövzusunda “dəyirmi masa” keçirilmişdir http://www.azerbaijan-news.az/index.php?mod=3&id=17406 erişim tarihi: 16 kasım 2012.
2. UNEP İstatistikleri (2009) UNEP, UNEP, Annual report, 2009 http://wedocs.unep.org/handle/20.500.11822/7824?show=ful erişim tarihi: 18. 09.2011.
3. United Nations Environment Programme – UNEP (2014) Of greening" the economy is an important factor to ensure sustainable development http://www.unep.org/greeneconomy/EventsConferences/tabid/105555/language/en-US/Default.aspx erişim tarihi: 04.09.2009
4. Mahammad Jabrailov. Влияние человеческой культуры на биосферу в середине века и современное время. Федерация, Москва:Компания Спутник, В 3 выпуска, 2010 c. 43-48
5. environmental governance (2014)"Of greening" the economy is an important factor to ensure sustainabledevelopment"http://www.unep.org/greeneconomy/EventsConferences/tabid/105555/language/en-US/Default.aspx erişim tarihi: 04.09.2009
6. SAM- Strateji Araşdırmalar Mərkəzi (2012) “Yaşıl həftə” çərçivəsində Ətraf mühit və Sağlamlıq üzrə Avropa Nazirlər Şurasının 3-cü iclası keçirilib http://sam.az/uploads/Ya%C5%9F%C4%B1l%20inki%C5%9Faf%20enerji%20s%C9%99m%C9%99r%C9%99liliyi%20v%C9%99%20alternativ%20m%C9%99nb%C9%99l%C9%99r.pdf erişim tarihi. 20.04.2015.
7. (Electronic journal of environmental Science 2007)Vangelis Vitalis. Agricultural subsidy reform and its implications for sustainable development: the New Zealand experience http://www.tandfonline.com/doi/pdf/10.1080/15693430601108086; 4(1): 21 – 40 erişim tarihi: March 2007.
8. Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyası İnformasiya Texnologiyaları İnstitutu (2015) İqtisadiyyatın “yaşıllaşdırılması” davamlı inkişafı təmin edən mühüm amildir. http://ict.az/az/news/1182/ erişim tarihi: 30.09.2015.
9. Azərbaycan respublikasinin prezidenti yaninda strateji araşdirmalar mərkəzi.(2015) Yaşil inkişaf: enerji səmərəliliyi və alternativ mənbələr. http://sam.az/uploads/Ya%C5%9F%C4%B1l%20inki%C5%9Faf%20enerji%20s%C9%99m%C9%99r%C9%99liliyi%20v%C9%99%20alternativ%20m%C9%99nb%C9%99l%C9%99r.pdf Bakı – 2014, s.142 erişim tarihi 09.07.2015.
10. Azərbaycan Milli Elmlər Akademiyası İnformasiya Texnologiyaları İnstitutu (2016)İqtisadiyyatın “yaşıllaşdırılması” qeyri-neft sektorunun inkişafı baxımından mühüm əhəmiyyət kəsb edir http://ict.az/az/news/1602/ erişim tarihi :03.06.2016.
11. Aərrbaycan Dəmir Yolları Qapalı Səhmdar Cəmiyyəti (2017) Bakı-Tbilisi-Qars https://ady.az/az/read/index/1/43 erişim tarihi :15.06.2017.
12. Azərbaycan Respublikası Prezidentinin resmi saytı (2017) İlham Əliyev Avropa Komissiyasının enerji birliyi üzrə vitse-prezidenti ilə görüşüb http://www.president.az/articles/22882 erişim tarihi: 23 fevral 2017.
13. Mahammad Jabrayilov. Azerbaycan’la Türkiye Arasındaki Ekonomik ve Politik İlişkilerde Ekoturizmin Perspektifleri. Uluslararası Türk Dünyası Turizm Sempozyumu. 19-21 Kasım 2015 Kastamonu / Türkiye 2015, s.145.
14. Azərbaycan Respublikası Kənd Təsərrüfatı Nazirliyi (2012) Yaşıl həftə” layihəsi çərçivəsində Ətraf Mühit və Sağlamlıq üzrə Avropa Nazirlər Şurasının üçüncü iclası keçirilib. www.agro.gov.az/606-knd-tsrrfati-nazrlynn-nmaynd-heyt-b erişim tarihi: 09.12.2012.